KOZAN’IN HAZİNELERİ-1 Prof. Dr. Hasan Buyruk yazdı
Tarihte; Luvi, Hititler, Asurlular, Persler, Makedonyalılar, Seleukoslar, Romalılar, Bizanslılar, Emeviler, Abbasiler, Selçuklular, Ermeniler, Memluklular, Dulkadirliler ve Osmanlılara ev sahipliği yapmış olan Kozan; bu dönemlerde Zise, Sizzu/Sissu, Sissium, Salis, Siyam ve Sis isimleriyle anılmıştır.
Genel olarak kuruluşundan 1865 yılına kadar Sis olarak bilinen bölgenin idari yapısı Osmanlılar tarafından değiştirilmiş, “Kozan” sancağın yeni ismi olmuş, Sis ise kaza merkezi olarak kalmıştır. Kozan Sancağı doğudan batıya 80 km, kuzeyden güneye ise 150 km’lik bir alanı kapsamaktaydı.
Günümüzde Adana’ya bağlı büyük bir ilçe olan Kozan’ın doğusunda Kadirli, güneyinde Ceyhan ve İmamoğlu, batısında Aladağ ve kuzeyinde Feke ile Saimbeyli yer almaktadır. Yüzölçümü 169.000 hektar olan ilçenin büyük bölümü orman ve tarım arazilerinden oluşmaktadır.
Adana’nın Toroslara açılan kapısı konumundaki Kozan, aynı zamanda Anadolu ile Suriye arasındaki eski ticaret yolları üzerinde önemli bir geçiş noktasıdır.
Kozan, İç Anadolu ve Kapadokya’yı Suriye ve Yumurtalık Limanı’na bağlayan Kuzey Kervan Yolu üzerinde bulunması nedeniyle tarih boyunca büyük önem taşımıştır. Roma döneminde özellikle pamuk ticareti ve dokumacılık gelişmiş, keten üretimi ileri seviyeye ulaşmıştır. Aynı zamanda çeltik üretimi ve zeytinyağı imalatı da önemli ekonomik faaliyetler arasında yer almıştır.
Bölgede yer alan Anavarza Antik Kenti ise Roma döneminde büyük bir gelişim göstererek Tarsus ile rekabet edecek düzeye ulaşmış ve Anadolu’nun önemli metropollerinden biri haline gelmiştir. MS 408 yılında Cilicia Secunda eyaletinin başkenti olmuştur.
Kozan yerleşimi, Kozan Dağı üzerinde yer alan ve Osmanlıların “Tarbun” adını verdiği kalenin eteklerinde kurulmuş, zamanla ovaya doğru genişlemiştir. Kentin mimarisi, farklı medeniyetlerin izlerini taşımaktadır.

1950, 1969 ve 1986 yıllarında yapılan imar planlarıyla şekillenen şehirde, 19. ve 20. yüzyıla ait konakların büyük bölümü günümüze ulaşamamış, yalnızca 24 tanesi tescillenerek korunabilmiştir.
1991 yılında Aşağı ve Yukarı Çarşı ile Hoşkadem Camii ve Bedesten’in bulunduğu alan “Kentsel Sit Alanı” olarak ilan edilmiştir. Bu bölgede yer alan yapılar genellikle taş ve ahşap mimari özellikler taşımaktadır.
1449 yılında Memluk Sultanı Emir Abdullah Hoşkadem tarafından yaptırılan Hoşkadem Camii, çarşının merkezinde yer alarak bölgenin odak noktası olmuştur. Caminin doğusunda ise 1903 yılında inşa edilen Bedesten bulunmaktadır.
Geçmişte önemli bir ticaret merkezi olan Kozan’ın, günümüzde bu potansiyelini yeniden canlandırması mümkündür. Özellikle keten, zeytinyağı ve narenciye gibi ürünlerle marka değeri oluşturulabilir.
Belki de yakın gelecekte; restore edilmiş konaklarda konaklayan ziyaretçiler, tarihi çarşılarda alışveriş yaparken Roma dönemine ait tunikleri görebilecek, Kozan’a özgü lezzetleri tadabilecektir.
Kozan Kalesi, Anavarza, Karasis ve Uzunoğlan Tepesi gibi değerlerin turizme kazandırılmasıyla bu potansiyel daha da güçlenecektir.
Gelecekte Kozan’ın hazinelerini keşfetmeye devam edeceğiz…
21 Nisan 2026 09:26